Aslanlı Şehirden Merhaba!

“The Lion and The Monkey”, Alphan Vardarlı, Acrylic on wood board, L’viv, 2017

Durumsalcılar faşizm iki insan arasında başlar der. Kadına layık olmaya çalışan bir erkek, olgunluğu arayan ve yetişkin olmayı isteyen bireydir aslında ve içindeki ve dışındaki iki türlü faşisti ve faşizmin hayaletlerini tespit etmeli ve onları yok etmelidir.

Kalıplaşmış ortaklık söylemleri üzerinden hak iddiaları bir hayaletidir faşizmin ve bu hayalet yarattığı roller ve güç ilişkileri üzerinden kişinin içini boşaltır ve ona aidiyet ile birlikte bireyselliğin sorumluluklarından kurtulmayı satar. Tabi içimiz asla unutmaz ve kendimizi hissetmek isteriz ve hissedemediğimizde kendimizi bulduğumuz durumların uçurumlarından yani rollerin ve iddiaların bizi götürebildiği absürt sonlardan kendimizi aşağı atabilir pekala cinnet geçirebiliriz, sadece hissetmek için kendimize ve etrafımızdakilere zarar verebiliriz. Bütün bunları da uyurgezer bir şoför gibi yapabilir ancak döngüsünden kurtulamayabiliriz.

Ve… trafikte, ki kuantum hareketinde olduğu gibi tüm yük en iyi ve ayık şoförlerin omuzuna düşer, başkalarının hatalarına rağmen ve onlarla beraber var olur iken onlar sizin ustalıklarınızdan edilgen olarak sadece beslenir ve hatta uykularının derinliklerine göre size daha da yaslanabilirler.

Ancak durumlar tarafından bakmak daha acayip ve zordur, çünkü durumun farkında olan hemen herkes bir film sorgulamasındadır ve filmi yaşayan başkaları ise rollerini, rolü, tiyatroyu bilmeden büyü bozmaktadırlar. Trajedi, büyüyü ve korkuyu, yaradılış yerine köken hakkında konuşan felsefeci devlerin sırtlarında ve herkese açık bir sahnede yendi, açıklanabilir dünyanın açıklamasının, prospektüsünün, kütüphanesinin bir hayatta bitirilemez oluşu ve aynı zamanda bu bilginin hala ölümü yenememiş olması, hatta teknoloji adı altında kullandığımız tüm eşyanın hayatımızda yeri olduğu kadar nasıl çalıştıkları, üretildikleri ve geliştirildikleri ile ilgili orta çağı aşan cehaletimiz dahi sürdürülebilir bir dünyadan kopartıldığımız görülemez alanları belirliyor.

Kadın hem kendi hem de çocukları için iki kere bilgedir. Yani hem kendi geleceğini hem de çocuğunun geleceğini düşünmek zorunda, düşünmese bile dünya ona bunu unutmayan beden gibi hatırlatmakta, çeri çöpten ayırmak zorunda, vaatlerdeki yalanları içten içe en iyi o bilmektedir. Vaat diyorum çünkü bu bir erkek egemen dünyadır ve dünyanın sürdürülebilirliğinden çok yaşananın kalitesinin dünyayı yakmaya değip değmeyeceği ile ilgilidir. Kadının batıllaşmasına sebep arayanlar nükleer bombalarla nasıl bir gelecek vadettiklerini düşünmelidirler. Yani erkekteki gelişim, olgunlaşma, yetişkinlik içerideki duygusal dalgalanmanın dışarıdaki durum ile ilişkisini kurduğu zaman ortaya çıkmakta ancak bu ilişkiyi çoğu zaman kendini kaybettikten sonra kurmaktadır.

before the spacecraft we have the conditions for it, before ai we have cinema

L’viv

I have moved to L’viv Ukraine and will be here a couple of months. I am painting and am very happy with the results; particularly with intensity of color.

Got all my art supplies from a local art store and I have chosen to paint with acrylic on small boards of 15cm x 15 cm as they looked well made and looked like small icons. Another reason was to be able to carry my paintings with me. I chose acrylic as it is easy to handle in limited studio capabilities.

The beginnings;

 

L’viv

A photo posted by Alphan Vardarlı (@alphanvardarli) on

 

 

L’viv

A video posted by Alphan Vardarlı (@alphanvardarli) on

 

 

L’viv

A photo posted by Alphan Vardarlı (@alphanvardarli) on

The kitchen where I work on my paintings;

 

Some of the more recent paintings;

 And some music I have been playing;

Alphan Vardarlı Şiir Performansı – Poetry Performance @ Mahal, Çanakkale, Turkey

Cumartesi, 23 Aralık saat 17:00-19:00 
Saturday, December 23 at 5 PM – 7 PM

https://www.facebook.com/events/184401082145502/

——Please Scroll Down for English Content—–

“Çay Bahçesine Düşerken” benim 24 yıldır yazdığım Türkçe ve İngilizce şiirlerden bir seçkidir ve üç bölümden oluşmaktadır. “Couples/Çiftetelli” anlam, dönem ya da düzen olarak birbirine yakıştırdığım Türkçe ve İngilizce şiirlerden eşli bir seçkidir. Bu ilk bölümdeki ilk şiir İngilizce yazılmış ve tarafımdan Türkçeye çevrilmiştir. Kitapta bu şiir dışında hiçbir şiir diğer dile çeviri değildir. Sinema, müzik, şarkı sözleri, romanlar, bilim, sanat ve din tarihi, özdeyişler, deyimler, atasözleri, karikatürler ve folklordan ilham alıyorum ve şiirlerde doğa, felsefe, insan ve trajik durum gibi konular işliyorum. Yürüdüğüm yollar ve edindiğim deneyimlerle bulduğum gerçekler kadar, yaşamda tekrar etmek istemediklerim ve kendime uyarılar da var burada. Nadiren tarih attığımdan şiirlerimde dönem bilgisine az rastlanır, ancak kitabın ikinci ve üçüncü bölümleri olan “Türkçe Şiirler” ve “İngilizce Şiirler” aşağı yukarı kronolojik bir sıra izlenilerek dizilmiştir.

Alphan Vardarlı
1978 doğumlu bir şair, araştırmacı ve alaylı bir ressam. Eğitim için gittiği İngiltere’de University of Kent at Canterbury’den Siyasal Bilimler ve Uluslararası İlişkiler bölümünden 1999 yılında mezun oldu. İtalya, Floransa’da sanat ve sanat tarihi eğitimleri aldı. Hollanda’da Amsterdam Üniversitesi’nde Felsefe ve Kültürel Analiz yüksek lisans programına katıldı.
15 yaşından beri şiir yazıyor. 20’lerinde Amsterdam Üniversitesi’nden bir grup felsefe, mantık ve antropoloji
öğrencisi ile çıkarttıkları internet dergisinde ve fanzinde şiirleri, çizimleri ve kolajları yer aldı. 30’larında İstanbul’da
Spoken Word gecelerinde ve Çanakkale’de çeşitli edebiyat etkinliklerinde sahne aldı ve şiiirlerini okudu. Ayrıca şiirleri Çanakkale Olay Gazetesi’nde sanat sayfasında yayınlandı.
2000’lerden beri resim yapıyor. 2005’de İstanbul’da, Siemens Sanat Galerisi’nde ilk karma sergisine katıldı. İlk kişisel resim sergisini 2016’da Çanakkale’de Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açtı.

“Falling to a Tea House Garden” is a selection of my poetry in Turkish and English that I have been writing for the last 24 years and it consists of three parts. The first part “Couples/Çiftetelli” are Turkish
and English poems that I associated together due to meaning, period or form. I originally wrote the first poem in this first part in English and then translated it to Turkish. Apart from this one poem, none of the poems have been translated into the other language. Among my muses are cinema, music, song lyrics, novels, the history of science, arts and religion, aphorisms, idioms, proverbs, caricatures, and folklore. In my poems, I dwell on the topics of nature, philosophy, human and the tragic situation. Here, there are things that I do not want to repeat in life and heeds to myself as well as the truths I have found walking the roads that I did and the experiences I gained. When I write I leave little information with regards to date and time but the second and third parts of the book, “Turkish Poems” and “English Poems” are more or less in a chronological order.

Alphan Vardarlı
A poet, a researcher and a self-trained painter born in 1978. Graduated from University of Kent at Canterbury in the UK, from the Department of Politics and International Relations in 1999. Went onto study art and art history in Florence, Italy. Attended Philosophy and Cultural Analysis M.A. program at the University of Amsterdam.
Been writing poetry since 15 years old. In his 20’s he collaborated with philosophy, logic and anthropology students from the University of Amsterdam to publish an online magazine and a zine, where his poetry, drawings, and collages took part. In his 30’s he took to the stage reading his poetry in Spoken Word İstanbul and the poetry events of different literature groups in Çanakkale. Çanakkale Olay Newspaper also printed his poems in the newspaper’s art pages. Been painting since 2000. In 2005 exhibited for the first time at a mixed exhibition at Siemens Art Gallery in İstanbul. First personal painting exhibition was held in the Turkish Culture Ministry Gallery, in Çanakkale in 2016.

www.alphan.net

Eski Projeler / Old Projects

Naz
(Ben burada yaşarım)

Kendi kendimize karaladığımız ve hoşumuza giden küçük küçük imgeler, insanın varlığını sabitleyebildiği ve toparlanıp odaklayabildiği alanlar açabiliyor. Benim ilgilendiğim karalamaların ortaya çıktığı anların dürüstlüğünü ve kişisel estetiğini bir sürece ve seyirci ilişkisine taşıyabilmek.

Naz, toplumsal beklentiler ve varoluş arasında sıkışmaya ve de sistematik bir izsizleştirmeye incelerek direnir. Kaligrafi fırçaları ve çini mürekkebi ile yaptığım bu seride direniş ve varoluş üzerine soyut çalışmalar yer alıyor.

Sunum panoları, fotokopi kağıtları ve paket kağıtlarının üzerinde resmi ve gayri resmi ilişkiler ve kopukluklar beliriyor, imzalanıyor mühürlenip açılıyor. Takip ve tekrar içerisinde, beyaz üzerine siyah ile çizgi ve lekelerle kurduğum dünyamı izleyiciye açıyorum.

2007, Alphan Vardarlı

Coyness
(I live here)

Little images we scribble to ourselves, can open areas where a person can establish his existence and get oneself together to focus. What I am interested here is to carry the honesty and the personal aesthetics of those moments to a process and a viewer relation.

Coyness resists being congested between social expectations and existence and a systematic cluelessness by appearing more refined. In this series, which I produced with calligraphy brushes and Indian ink, there are abstract works on resistance and existence.

On the office white surfaces of presentation boards and photocopy papers and upon the soft brown of wrapping papers, official and unofficial relations and non relations appear, get signed, sealed and opened. I am opening up my world to the viewers, which I have set up within pursuit and repetition, with black on white, with line and stain.

2007, Alphan Vardarlı

Resim1

Sonsuzluk Çözümü Sergisi – Notlar Bölümü / Infinity Solution Exhibition – Notes Section (2006)

bazen

Resim1

KALİGRAFİK KARALAMALAR

09.2005 Galata Perform “Görünürlük” Projesi

KALİGRAFİK KARALAMALAR
Kaligrafi : harfleri, güzel biçimler vererek yazma sanatı, güzel yazı sanatı.
Karalama : 1 karalamak eylemi. 2 el alıştırmak için yinelene yinelene yazılan yazı. 3 bir yazının, üstünde düzeltmeler yapılan, temize çekilmemiş taslağı. 4 kara çalma, leke sürme, suç yükleme. (A. Püsküllüoğlu, Türkçe Sözlük, Yapı Kredi Yayınları, 1995)
Benim için çok özel bir dünyaya bir gezinti çizdiklerim. Elimi ve hayal gücümü olabildiğince serbest bırakıp, çoğu zaman müziğe kapılıyor ve düzeltmeye silip bozmaya gitmeksizin, sonsuz bir tekrar içinde ittiğim çizgiyi takip ediyorum. Bu sürekliliğin içinde, tekrarlayarak incelen bir estetikte, kendi dilimi bulmaya çalışıyorum. İçlerinde bir alfabe saklı gibi duran sayfalarda bu bazen bir bütünlüğe ulaşıyor; resimleşiyor.
Defterleri matbaalarda kullanılan kitap maketleri oluşturuyor.
Kullandığım markörler ise edding, artline ve de yoken.
Alphan Vardarlı, 2005

Kaligrafik Karalamalar from ALPHAN VARDARLI on Vimeo.

 

Resim1

 

212495

Büyük Boşluk – The Great Emptiness 15 Kasım – 31 Aralık 2005

Kuratör : Marcus Graf

20160319_204603 20160319_205322